Nafaka Türleri Nelerdir ve Nasıl Hesaplanır? (Tedbir, İştirak, Yoksulluk)

Boşanma süreci, evliliğin sona ermesinin yanı sıra birçok mali sonucu da beraberinde getirir. Bu sonuçların en başında ise “nafaka” gelir. Nafaka, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan tarafın veya çocukların geçimini sağlamak amacıyla diğer tarafın ödemekle yükümlü olduğu paradır. Türk hukuk sisteminde, farklı durumlar için düzenlenmiş çeşitli nafaka türleri bulunmaktadır. Bu makalede, tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası türlerini, talep koşullarını ve hesaplama yöntemlerini detaylı bir şekilde açıklayacağız.

1. Tedbir Nafakası: Dava Süresince Güvence

Tanımı ve Amacı: Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açıldığı andan itibaren, davanın sonuçlanmasına kadar geçen sürede, ekonomik olarak zor duruma düşecek olan eşin ve ergin olmayan çocukların geçimini sağlamak amacıyla bağlanan geçici bir nafakadır. Adından da anlaşılacağı gibi, bu bir “tedbir”dir ve davanın sonucunu beklemeden hızlıca karar verilir.

Şartları: Tedbir nafakası talep edebilmek için kusur aranmaz. Davayı kimin açtığının veya tarafların kusur oranlarının bir önemi yoktur. Önemli olan, talep eden tarafın dava süresince geçimini sağlayamayacak olmasıdır. Hakim, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını inceleyerek, hakkaniyete uygun bir miktara hükmeder.

Çocuklar İçin Tedbir Nafakası: Dava süresince çocukların velayeti geçici olarak bir tarafa verilir. Velayeti almayan taraf, çocukların bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkıda bulunmak üzere tedbir nafakası ödemekle yükümlü tutulur.

Süresi ve Sona Ermesi: Tedbir nafakası, dava dilekçesiyle birlikte talep edilebilir ve genellikle ilk duruşmada veya tensip zaptıyla birlikte karara bağlanır. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte tedbir nafakası kendiliğinden sona erer ve yerini (şartları varsa) iştirak ve yoksulluk nafakasına bırakır.

2. İştirak Nafakası: Çocuğun Geleceği İçin

Tanımı ve Amacı: İştirak nafakası, boşanma kararı kesinleştikten sonra, çocuğun velayetini almayan ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık, barınma, giyim gibi temel ihtiyaçlarına mali gücü oranında katılmasıdır. Buradaki temel amaç, çocuğun boşanma nedeniyle yaşam standardının düşmesini engellemek ve geleceğini güvence altına almaktır.

Şartları: İştirak nafakası için tek şart, çocuğun velayetinin bir tarafta olmasıdır. Velayeti almayan taraf, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın bu nafakayı ödemek zorundadır. Bu, ebeveyn olmanın doğal bir sonucudur.

Miktarının Belirlenmesi: Hakim, iştirak nafakası miktarını belirlerken şu hususları dikkate alır: Çocuğun yaşı, eğitim durumu, sosyal ihtiyaçları, sağlık durumu, velayeti alan tarafın ekonomik durumu ve nafaka ödeyecek olan ebeveynin gelir düzeyi. Amaç, çocuğun boşanma öncesindeki yaşam standardını olabildiğince korumaktır.

Süresi ve Sona Ermesi: İştirak nafakası, kural olarak çocuğun ergin olmasına (18 yaşını doldurmasına) kadar devam eder. Ancak, çocuk ergin olmasına rağmen eğitimi devam ediyorsa (lise, üniversite vb.), eğitim hayatı sona erene kadar nafaka ödenmeye devam eder. Bu durumda çocuk, kendisi dava açarak nafakanın devamını talep edebilir. Çocuğun evlenmesi veya bir meslek sahibi olarak kendi geçimini sağlamaya başlaması durumunda da nafaka kesilir.

3. Yoksulluk Nafakası: Eşler Arası Dayanışma

Tanımı ve Amacı: Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen yaşam standardı sarsılan ve yoksulluğa düşecek olan eşe, diğer eş tarafından mali gücü oranında süresiz olarak ödenen bir nafaka türüdür. Buradaki amaç, evlilik birliği boyunca eşine ve ailesine emek vermiş, bu nedenle kendi ekonomik geleceği için yatırım yapamamış olan tarafı korumaktır.

Şartları: Yoksulluk nafakası talep edebilmek için dört temel şart aranır:

  1. Talepte Bulunmak: Hakim kendiliğinden yoksulluk nafakasına hükmedemez, mutlaka talep edilmelidir.
  2. Kusur Durumu: Nafaka talep eden eşin, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Eşit kusur veya kusursuz olma durumunda nafaka talep edilebilir.
  3. Yoksulluğa Düşme Tehlikesi: Boşanma sonrasında kişinin temel geçimini sağlayamayacak duruma gelmesi gerekir. Sadece işsiz olmak yeterli değildir, kişinin mal varlığı, potansiyel gelir durumu da değerlendirilir.
  4. Nafaka Yükümlüsünün Mali Gücü: Nafaka ödeyecek olan tarafın, bu nafakayı ödeyebilecek mali güce sahip olması gerekir.

Süresi ve Sona Ermesi: Yoksulluk nafakası, kural olarak “süresiz”dir. Ancak, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evliymiş gibi fiilen başka biriyle yaşaması, yoksulluk durumunun ortadan kalkması (işe girmesi, miras kalması vb.) veya taraflardan birinin ölümü halinde sona erer. Nafaka yükümlüsü, bu şartlar oluştuğunda nafakanın kaldırılması için dava açabilir.

Nafaka Miktarının Hesaplanması

Nafaka miktarını belirleyen sihirli bir formül yoktur. Hakim, her somut olayın özelliğine göre, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, yaşam standartlarını, ihtiyaçlarını ve hakkaniyet ilkesini göz önünde bulundurarak bir miktar belirler. Tarafların sunacağı gelir belgeleri, banka kayıtları, tapu ve araç ruhsatları, gider faturaları gibi deliller bu süreçte büyük önem taşır.

Hakim, nafaka miktarının her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) veya Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında artırılmasına da karar verebilir. Bu, nafakanın enflasyon karşısında erimesini önleyen önemli bir hükümdür.

Sonuç

Nafaka, boşanmanın en hassas ve en çok tartışılan konularından biridir. Her nafaka türünün amacı, şartları ve süresi farklıdır. Bu nedenle, boşanma sürecinde olan kişilerin, haklarını doğru bir şekilde talep edebilmek ve geleceğini güvence altına alabilmek için nafaka türlerini iyi anlaması ve mutlaka bir avukattan hukuki destek alması hayati önem taşımaktadır.

Yorum Yazın