Anlaşmalı boşanma, evliliğin en az yıpranmayla sona erdirilmesi için ideal bir yöntemdir. Tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşen bu boşanma türü, hem zaman hem de maddi açıdan avantajlıdır. Ancak anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için belirli şartların sağlanması gerekir. Bu kapsamlı rehberde, anlaşmalı boşanmanın tüm şartlarını, tek celsede boşanma sürecini ve dikkat edilmesi gereken noktaları detaylı olarak inceleyeceğiz.
Anlaşmalı Boşanmanın Temel Şartları
Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesine göre anlaşmalı boşanma için öncelikli şart, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bu bir yıllık süre, evlenme tarihinden itibaren hesaplanır ve kesintisiz olmalıdır. Yani 11 ay 29 günlük bir evlilik için anlaşmalı boşanma başvurusu yapılamaz. Bu süre şartı kamu düzenine ilişkin olup, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez veya kaldırılamaz.
Bir yıllık süre şartının getirilmesinin temel amacı, evliliğin korunması ilkesidir. Kanun koyucu, çiftlerin ani kararlarla boşanmalarını önlemek ve evliliğe bir şans verilmesini sağlamak istemiştir. Bu süre içinde eşlerin birbirlerini daha iyi tanımaları, uyum sağlamaları ve sorunlarını çözme fırsatı bulmaları amaçlanmıştır.
İkinci temel şart, eşlerin boşanma konusunda anlaşmış olmalarıdır. Bu anlaşma, her iki tarafın da özgür iradesiyle boşanmayı istemesi anlamına gelir. Taraflardan biri boşanmak istemiyorsa veya baskı altında anlaşmaya zorlanıyorsa, anlaşmalı boşanma gerçekleşemez. Mahkeme, tarafların gerçekten anlaşıp anlaşmadığını duruşmada test eder.
Üçüncü şart, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında anlaşmaya varılmasıdır. Mal paylaşımı, nafaka, tazminat gibi mali konular ile velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası gibi çocuklarla ilgili konularda mutabakat sağlanmalıdır. Bu mutabakat, yazılı bir protokolle belgelenmelidir.
Protokol Hazırlama ve İçeriği
Anlaşmalı boşanmada protokol, sürecin en kritik belgesidir. Protokol, tarafların boşanma sonrası hak ve yükümlülüklerini düzenler. Protokolde yer alması gereken temel unsurlar şunlardır: Tarafların kimlik bilgileri, mal rejiminin tasfiyesi, varsa çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzeni, nafaka düzenlemeleri, tazminat talepleri veya feragat beyanları.
Protokol hazırlanırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, içeriğin açık ve uygulanabilir olmasıdır. Muğlak ifadeler, ileride anlaşmazlıklara yol açabilir. Örneğin, “makul miktarda nafaka” yerine “aylık 5.000 TL nafaka” gibi net ifadeler kullanılmalıdır. Tarihlerin, saatlerin, miktarların açıkça belirtilmesi gerekir.
Çocukların durumu söz konusu olduğunda, mahkeme daha titiz davranır. Çocuğun üstün yararı her zaman önceliklidir. Velayet düzenlemesi, kişisel ilişki programı, eğitim ve sağlık giderlerinin paylaşımı detaylı olarak protokolde yer almalıdır. Mahkeme, çocuğun menfaatine aykırı gördüğü düzenlemeleri onaylamaz ve değişiklik isteyebilir.
Mahkemeye Başvuru Süreci
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin birlikte veya ayrı ayrı başvurusuyla açılabilir. Birlikte başvuruda, her iki eş de aynı dilekçeyi imzalar. Ayrı başvuruda ise, bir eş dava açar, diğeri davayı kabul eder. Her iki yöntem de aynı sonucu doğurur.
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yerindeki aile mahkemesidir. Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa, herhangi birinin yerleşim yerindeki mahkemeye başvurulabilir. Son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi de yetkilidir. Aile mahkemesi olmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Başvuru için gerekli belgeler şunlardır: Nüfus kayıt örneği (vukuatlı), evlenme cüzdanı veya evlenme kayıt örneği, kimlik fotokopisi, varsa çocukların nüfus kayıtları, anlaşma protokolü, vekalet verildiyse vekaletname. Bu belgelerin eksiksiz hazırlanması, sürecin hızlı ilerlemesini sağlar.
Duruşma Günü ve Mahkeme Süreci
Anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra, mahkeme tarafından duruşma günü belirlenir. İlk duruşma genellikle 1-2 ay sonraya verilir. Bu süre, mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişebilir. Duruşma günü taraflara tebliğ edilir.
Duruşma gününde her iki eşin de mahkemede hazır bulunması zorunludur. Anlaşmalı boşanmada vekil aracılığıyla temsil mümkün değildir. Taraflar bizzat mahkemeye gelerek boşanma iradelerini beyan etmelidir. Bu zorunluluk, tarafların gerçekten boşanmak isteyip istemediklerinin tespiti içindir.
Hakim, duruşmada önce tarafların kimliklerini tespit eder. Daha sonra evlilik süresi ve bir yıllık şartın sağlanıp sağlanmadığını kontrol eder. Taraflara boşanmak isteyip istemediklerini, anlaşma protokolünün içeriğini bilip bilmediklerini sorar. Tarafların özgür iradeleriyle boşanmak istediklerinden emin olur.
Hakim, gerekli gördüğü takdirde tarafları uzlaştırmaya çalışabilir. Ancak bu zorunlu değildir. Taraflar boşanma konusunda kararlıysa, hakim uzlaştırma girişiminde bulunmaz. Protokol içeriği incelenir, çocukların durumu değerlendirilir. Her şey uygunsa, aynı celsede boşanma kararı verilir.
Tek Celsede Boşanmanın Avantajları
Anlaşmalı boşanmanın en büyük avantajı, genellikle tek celsede sonuçlanmasıdır. Bu durum hem zaman hem de masraf tasarrufu sağlar. Çekişmeli boşanmalar aylar hatta yıllar sürebilirken, anlaşmalı boşanma 15-30 dakikalık bir duruşmayla sonuçlanabilir.
Maddi avantajlar da önemlidir. Tek duruşma olduğu için avukat ücreti, yol masrafı gibi giderler minimize edilir. Duruşmalar arası bekleme stresi yaşanmaz. İş gücü kaybı en aza iner. Mahkeme harçları da anlaşmalı boşanmada daha düşüktür.
Psikolojik açıdan da tek celsede boşanma avantajlıdır. Uzun süren davalar, tarafları yıpratır. Belirsizlik stresi yaşanmaz. Çocuklar için de sürecin kısa olması, travmanın azalmasına yardımcı olur. Taraflar yeni hayatlarına daha çabuk başlayabilir.
Protokolün Mahkeme Tarafından Onaylanmaması Durumları
Mahkeme, bazı durumlarda anlaşma protokolünü onaylamayabilir. Bunun başlıca nedenleri şunlardır: Çocuğun menfaatine aykırı düzenlemeler, kamu düzenine aykırı hükümler, taraflardan birinin baskı altında olduğunun anlaşılması, bir yıllık evlilik süresinin dolmamış olması.
Çocuğun menfaatine aykırı durumlar genellikle nafaka miktarının yetersizliği, kişisel ilişki düzeninin çocuğa zarar verecek nitelikte olması gibi hallerdir. Örneğin, çocuğun okul döneminde sürekli yer değiştirmesine neden olacak düzenlemeler onaylanmaz.
Mahkeme protokolü uygun bulmadığında, eksikliklerin giderilmesi için süre verir veya taraflardan değişiklik yapılmasını ister. Taraflar anlaşamazsa, dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir. Bu nedenle protokol hazırlanırken dikkatli olunmalı ve hukuki destek alınmalıdır.
Anlaşmalı Boşanmada Karşılaşılan Sorunlar
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, taraflardan birinin duruşmaya gelmemesidir. Bu durumda anlaşmalı boşanma gerçekleşemez. Mahkeme yeni bir duruşma günü verir. İkinci duruşmaya da gelinmezse, dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir veya düşebilir.
Duruşmada fikir değişikliği de yaşanabilir. Taraflardan biri mahkemede boşanmak istemediğini beyan edebilir veya protokolde değişiklik isteyebilir. Bu durumda anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Taraflar anlaşma sağlarsa yeni duruşma günü verilir, anlaşamazsa dava çekişmeliye dönüşür.
Bir yıllık sürenin hesaplanmasında da hatalar olabilir. Evlenme tarihinden itibaren tam bir yıl geçmeden açılan davalar reddedilir. Bu nedenle dava açmadan önce sürenin dolduğundan emin olunmalıdır. Şüphe durumunda birkaç gün daha beklenmesi önerilir.
Boşanma Kararı Sonrası İşlemler
Mahkeme boşanma kararı verdikten sonra, kararın kesinleşmesi için 2 haftalık temyiz süresi beklenir. Anlaşmalı boşanmalarda genellikle temyiz edilmez, ancak yasal sürenin geçmesi gerekir. Süre geçtikten sonra kesinleşme şerhi alınır.
Kesinleşme şerhi alındıktan sonra nüfus müdürlüğüne gidilerek boşanma işlemi nüfus kaydına işletilir. Bu işlem için kesinleşme şerhli karar, kimlik ve evlenme cüzdanı gereklidir. Nüfus kaydına işleme yapıldıktan sonra boşanma resmen tamamlanmış olur.
Protokolde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi önemlidir. Mal paylaşımı, tapu devri, araç devri gibi işlemler yapılmalıdır. Nafaka ödemeleri başlatılmalıdır. Çocukların teslimi ve kişisel ilişki düzeni uygulanmaya başlanmalıdır.
Sonuç ve Öneriler
Anlaşmalı boşanma, doğru koşullar sağlandığında en hızlı ve en az yıpratıcı boşanma yöntemidir. Bir yıllık evlilik süresi, karşılıklı anlaşma ve uygun protokol hazırlanması temel şartlardır. Bu şartlar sağlandığında, tek celsede boşanma mümkündür.
Protokol hazırlanırken profesyonel destek alınması önerilir. Hukuki terimlerin doğru kullanılması, hakların korunması ve ileride çıkabilecek sorunların önlenmesi açısından avukat desteği önemlidir. Özellikle mal paylaşımı ve çocuklarla ilgili konularda uzman görüşü alınmalıdır.
Anlaşmalı boşanma sürecinde sabırlı ve yapıcı olmak gerekir. Duygusal kararlar yerine rasyonel kararlar alınmalıdır. Çocukların üstün yararı her zaman öncelikli düşünülmelidir. Karşılıklı saygı ve anlayış içinde hareket edildiğinde, süreç hem taraflar hem de çocuklar için en az hasarla atlatılabilir. Unutmayın ki, evlilik bitse de, özellikle çocuk varsa, taraflar arasındaki ilişki bir şekilde devam edecektir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma, geleceğe daha sağlıklı bakmayı sağlar.